ReadHear

Emir Bayındır Kümbeti

Ahlat'ın simge yapılarından Akkoyunlu dönemine ait Emir Bayındır Kümbeti'nin tarihi geçmişini ve benzersiz mimari detaylarını keşfedin.

No audio yet Start reading

This text is ready to read. 2,089 words, about 10 minutes. Set the type size, line spacing and page colour to your liking, and pick up where you left off.

The audio has not been produced yet. This entry was not judged well suited to narration - list and table heavy. Save it to your library and you will find it here when it is.

Want something to listen to right now: 4 texts with audio →

Emir Bayındır Kümbeti ya da Parmaklıklı Kümbet, Akkoyunlu beylerinden Emîr Bayındır bin Rüstem'in defnedildiği Ahlat'ta bulunan kümbettir. Kitâbesine göre yapı, Ekim ya da Kasım 1481'de ölen Bayındır'ın eşi Şah Selime Hatun tarafından yaptırıldı. Bayındır'ın Aralık 1488 ya da Ocak 1489'da ölen oğlu Muhammed'in naaşı da kümbete defnedildi. Yapı, inşa edildiği dönemde mescit ve zaviye ile birlikte bir külliyenin parçası niteliğindeydi. Mimarı bilinmemekle birlikte, külliyedeki mescidin mimarı Baba Can'ın aynı zamanda kümbetin mimarı olduğuna dair görüşler vardır. 1965 ve 1971 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen yapı, 1981'de Gayrimenkul Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından tescillendi. 1986'da kümbetin çevre duvarları inşa edildi. Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 1993 tarihli Ahlat Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında oluşturulan sit alanına dahil edildi. Aynı kurulun 1997 tarihli kararıyla I. derecede sit alanları içerisinde bırakıldı. 2005 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edildi. Kesme taşla inşa edilen kâgir yapı, zemine gömülü mezar odası ile üstündeki ziyaret bölümü olmak üzere iki katlıdır. Kare planlı mezar odasının zemin üstünde kalan kısmının köşeleri, iki yöne bakan üçgenler oluşturacak şekilde pahlanarak bir onikigene dönüştürülmüştür. Mezar odasının üzerinde yükselen silindirik ziyaret bölümünün doğu, batı ve güneye bakan kısımları açık, kalan kısmı ise kapalıdır. Kapalı bölümün ortasında, kuzeydoğuya bakan giriş açıklığı yer alır. Çift yönlü taş merdivenle ulaşılan bu giriş, süslemeleriyle bir taçkapı görünümündedir. Gövdenin açık kısmındaki parapetin üzerinde sütunlar ve pilasterler sıralanır. Parapet kısmı nişlerle süslenmiştir. Gövdenin üst bölümünde, yapıyı çevreleyen bordürlerin birinde yapının kitâbesi yer alır. Yapıyı örten çatı koni şeklindeyken dairesel planlı ziyaret bölümünde bu çatı kubbe görünümündedir. Mekânın kıble yönünde mihrap nişi yer alır. Yapının kuzeydoğuya bakan kısmından başlayan ve güneydoğusunda devam eden merdivenle ulaşılan kare planlı mezar odasında üç mezar konumlanır. Zemini toprak olan mezar odası, beşik tonozla örtülüdür.

Tarihi

Kitâbesine göre, Ekim ya da Kasım 1481'de ölen Akkoyunlu beylerinden Emîr Bayındır bin Rüstem'in naaşının defnedilmesi amacıyla, eşi Şah Selime Hatun tarafından yaptırıldı. Bayındır'ın Aralık 1488 ya da Ocak 1489'da ölen oğlu Muhammed'in naaşı da buraya defnedildi. Bayındır'ın babası Rüstem'in de bu kümbete defnedildiğine dair rivayetler olsa da kümbetteki üç mezardan tekinin kime ait olduğuna dair bir bilgi yoktur. İnşa edildiği dönemde yapı, mescit ve zaviye ile birlikte bir külliyenin parçası niteliğindeydi. 1932'de yayımlanan Ahlat Kitabeleri adlı eserinde Abdürrahim Şerif Beygu, kümbetin kuzeyinde konumlanan Emir Bayındır Mescidi'nin kitâbesinde yazan "Amel Baba Han" ifadesinden yola çıkarak kendisinin mescidin yanı sıra kümbetin de mimarı olduğunu yazar. Sanat tarihçisi Zeki Sönmez'e göre, "sade görünüşlü" mescidin aksine "oldukça hareketli bir cephe anlayışına ve süslemeye sahip" kümbetin, aynı mimara ait olduğu "ilk bakışta mümkün görünmeyebilir". Sönmez, mescidin yakınlarındaki Ahlat Ulu Camii'nin varlığından ötürü Emir Bayındır Mescidi'nin zaviye işlevi verilmiş sade bir yapı olarak inşa edilmiş olma ihtimaline değinir. Mikail Hüseyinov, Leonid Bretanitski ve Abdülvahap Selamzade'nin 1963 tarihli İstoriya Arhitekturı Azerbaycana adlı eserinde, Bakü'deki Şirvanşahlar Sarayı'nın Divanhane bölümünün üslup ve inşa zamanını kümbetinkiyle karşılaştırılarak Baba Can'ın Azerbaycan'dan gelmiş olabileceğinden bahsedilir. Oktay Aslanapa da bu görüşü benimser. Sönmez, "özellikle mezar ve türbe mimarisinde çok değişik türde örnekler vermiş bir yapı geleneğinin devam ettiği" sırada, başka bir yerden gelen bir mimara Ahlat'ta iş verilme olasılığının "oldukça güç" olduğunu ve Baba Can'ı "Ahlatlı bir sanatçı sayıp, mezar taşı ustalığından mimariye geçtiğini kabullenmenin daha doğru olacağı"nı ifade eder. Ahlat Selçuklu Mezarlığı'ndaki Nisan ya da Mayıs 1481 tarihli ve sanatçı olarak Baba Can'ın imzasının bulunduğu bir mezar taşında, bu kişinin babasının adının Toman olduğu yazar.

1932'de, kümbetin alt katındaki Bayındır'ın kabrinin yıkık olduğu kaydedilmişti. Yapı, 1965 ve 1971'de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. 1965'teki restorasyona dair belgede, kümbetin ziyaret bölümündeki girişe beşer basamaklı çift yönlü bir merdivenle çıkıldığı belirtilirken günümüzdeki merdiven bir yönde altı, diğer yönde ise dört basamaktan ibarettir. Bu değişiklik, 1965'ten sonraki bir dönemde gerçekleştirilmişti. 1970'te, yapının tepesindeki âlemin daha önceki fotoğraflarda yer almadığı kaydedilmişti. 1913'te erişilemediği notu düşülen mezar odasına, ilerleyen dönemde erişimi sağlayan bir merdiven inşa edildi. Yapı, Gayrimenkul Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulunun 23 Temmuz 1981 tarih ve A-3017 sayılı kararıyla tescillendi. 31 Ocak 1986 tarih ve 1818 tarihli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararıyla da bu statü güncellendi. Ankara Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 4 Temmuz 1986 tarih ve 1007 numaralı kararıyla kümbet ve mescidin çevre duvarları yapıldı. Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14 Mayıs 1993 tarih ve 1249 sayılı kararı gereğince hazırlanan Ahlat Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamınca oluşturulan sit alanına dahil edildi. Aynı kurulun, sit alanı sınırları yeniden belirleyen 14 Mart 1997 tarih ve 1945 sayılı kararıyla I. derecede sit alanları içerisinde kaldı. 2002'de, kümbetin ziyaret kısmına ulaşan merdivenin yerinde olmadığı kaydedilmişti. 2005'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bir kez daha restore edildi. 9 Haziran 2006 tarih ve 11 sayılı Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında, "yapılan onarımın özenle gerçekleştirilmese de, bu müdahalelerin basit onarım kapsamında olmasından ötürü ve yapının mimari bütünlüğüne ciddi bir zarar vermediği göz önünde bulundurularak uygulamanın bu hâliyle kabulüne ve basit onarım çalışmaları da dahil ilerleyen dönemde yapılacak tüm uygulamaların, yapının tarihî dokusuna uygun ve çok daha özenli yürütülmesi gerektiği" belirtiliyordu. Eser, Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 16 Temmuz 2010 tarih ve 667 sayılı kararıyla bir kez daha korumaya alındı. Yapının günümüzde mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir.

Konumu ve mimarisi

Dış

Yapı, Ahlat'ın İkikubbe Mahallesi'nde Ovakışla yolu üzerinde, Emir Bayındır Mescidi'nin 3,44 m güneyinde yer alır. Kesme Ahlat taşıyla inşa edilen kâgir kümbet, zemine gömülü mezar odası ile üstündeki ziyaret bölümü olmak üzere iki katlıdır. Kare planlı mezar odasının zemin üzerinde kalan kısmının köşeleri, iki yöne bakan üçgenler oluşturacak şekilde pahlanarak onikigene dönüştürülmüştür. Ziyaret bölümüne kaide oluşturan bu kısmın zemindeki kenar ölçüleri 6,23 × 6,32 × 6,36 × 6,49 m'dir. Kaidenin kuzeybatı, güneybatı ve güneydoğu duvarlarında 15 cm genişliğinde ve 40 cm yüksekliğinde dikdörtgen biçimli birer mazgal bulunur. Mazgallar, oyma tekniğiyle işlenmiş kemerli birer bordürle çevrelenir. Kaide üzerine oturan silindirik gövdenin alt sınırını, gövdeyi çevreleyen bir etek silmesi oluşturur. 35 cm yüksekliğindeki silmenin alt bölümü iki sıralı zencerek, üst bölümü ise çift kavallı balıksırtı motiflerinden oluşur. Silmenin üst kotu 1,51 m olmakla birlikte, zemin kotunun cephelere göre değişmesinden ötürü bu bölümün zeminden yüksekliği farklılık gösterir. Gövdenin doğu, batı ve güneye bakan bölümleri açık, kalan bölümleri ise kapalıdır. Kapalı bölümün ortasında, kuzeydoğuya bakan giriş açıklığı yer alır. Açıklıktaki lokmalı demir parmaklıklı kapı sonradan eklenmiştir. Sağda altı, solda ise dört basamaktan oluşan çift kollu taş merdivenle, giriş önündeki 0,8 m kotunda bulunan sahanlığa ulaşılır. Giriş açıklığının yukarısındaki dikdörtgen lento, palmet motiflerinin işlendiği bir bordürle çevrelenir. Bordürde, her birinin merkezinde birer adet sekiz kollu yıldızın olduğu üç adet, sekizgen şeklindeki geçmeli rozet bulunur. Lentonun yukarısındaki kavsara, üç sıra mukarnasla düzenlenmiştir. Mukarnas yuvalarında, bordür süslemeleri küçük ölçekte tekrar edilmiştir. Giriş açıklığının iki yanında, etek silmesinin yukarısından başlayarak kavsaraya kadar uzanan birer burmalı pilaster yer alır. Girişi, kavsara ile pilasterlerin dışından ters U şeklinde çevreleyen bordürlerden en içteki altıgen ve altı kollu yıldız, bunun dışındaki ise rumi ve palmet motifleriyle süslüdür. Girişin her iki yanında yer alan yarım yıldız planlı birer niş, alttan ve üsten birer sıra mukarnas ile sonrasındaki istiridye kabuğu motifiyle sonlanır. Nişlerin etrafını çevreleyen hasır örgü motifli birer bordür, giriş açıklığının üst kısmında devam ederek girişi kuşatan dış bordürün dışında birleşir. Bu üç bordürü en dıştan çevreleyen süslemesiz bordür, nişlerin olduğu kısımlarda 4,49; girişin olduğu kısımda ise 5,22 m kotuna kadar yükselir. Girişin sağ tarafındaki nişin sağında, aynı tasarıma sahip bir niş daha bulunur. Bu süslemeler sayesinde giriş kısmı taçkapı görünümü kazanır. Sözen, girişteki süslemeler ile gövdedeki dolu ve boş yüzeyler arasında "belirli oranda uyum sağlanmaya çalışıldığı"nı belirtir.

Gövdenin açık bölümünün boylamasına yaklaşık üçte birlik kısmını, yaklaşık 39 cm kalınlığındaki parapet oluşturur. Parapetin üstünde, her biri yaklaşık 1,08 m yüksekliğinde ve ortalama 44 cm çapında sekiz sütun sıralanır. Gövdenin kapalı bölümününün iki ucunda ise birer pilaster yer alır. Parapet üzerine oturan sütun ve pilaster kaideleri, yukarı doğru boğumlu bir şekilde daralır. Kaidelerin orta bölümünde, çapraz geçme motifleriyle kaideyi çevreleyen birer bordür bulunur. Sütun kaidelerinin alt kotu ile başlıklarının üst kotu arasındaki mesafe, farklılıklar göstermekle birlikte 1,70 m civarındadır. Yaklaşık 51 cm yüksekliğindeki, İki ya da üç sıra mukarnasla süslenen sütun başlıkları birbirinden farklı biçimlere sahiptir. Bir istisna dışında sütun ve pilasterler birbirine, 22 cm civarında yüksekliğe sahip birer yuvarlak kemerle bağlanır. Güneydoğuya bakan pilaster ile yanındaki sütun ise düz bir şekilde birbirine bağlanır. Bu bölümde sivri kemer şeklinde bir kabartma oluşturulmuş, içine ise bitkisel motifli bir rozet kabartması yerleştirilmiştir. Bu pilasterin kaidesi hizasında, kapalı bölümden açık bölüme geçişi sağlayan rozet kabartmalı bir köşe taşı yer alır. Yapı, Ahlat'taki diğer kümbetlerde görülmeyen sütunlu yapısından ötürü Parmaklıklı Kümbet adıyla da anılır. Parapette, iç mekândaki mihrabın arkasına gelen kısım dışındaki tüm sütun ve pilasterlerin kaidelerinin altında birer niş yer alır. Yarım sekizgen planlı nişler; altta yalnızca mukarnas, üstte ise mukarnas sonrasındaki istiridye kabuğu motifiyle sonlanır. Her bir nişi çevreleyen ters "U" şeklindeki bordürler, örgü motifiyle süslüdür. Nişler ile bordürleri arasında kalan kısma ise bitkisel motifler oyulmuştur. Giriş ekseninin solunda kalan ve mihrabın arkasına denk gelen sütunun altında ise ters "U" şeklinde, silmeyle oluşturulan ve etek silmesinde sona eren bir bordür bulunur. Bu bordürün içinde, dörtlü örgü motifinin işlendiği ikinci bir bordür yer alır. İkinci bordür, sivri kemerli kör bir nişi çevreler. Nişin dikey orta ekseninde, tabanından kemer tepe noktasına kadar çift rumi bir palmet motifli bir kompozisyon yer alır. Rumilerden her iki yöne doğru çıkan kıvrım dal motifleri, daha küçük boyutlardaki palmet ve rumiler oluşturarak iç içe girmiş bir şekilde devam eder. Kemer ile bordür arasındaki kısım ise kıvrım dal motifleriyle süslenmiştir. Giriş kısmındaki süslemesiz bordürün taçkapının yukarısında yer alan bölümünün yanlardaki bitiş noktalarından itibaren yapıyı, yaklaşık 16 cm yüksekliğindeki saadet düğümü motifli bir bordür çevreler. Bu bordürün yukarısından yapıyı dolanan ve her iki tarafından silme şeritlerle sıralanan 24 cm boyundaki bordürde ise yapının Arapça kitâbesi yer alır. Kitâbenin celî sülüs üslubuyla, kabartma şeklinde işlenen metni şu şekildedir:

Kitâbenin yukarısında, üç sıra hâlinde düzenlenen mukarnastan ibaret 55 cm boyundaki saçak silmesi yer alır. Yapıyı örten koni şeklindeki çatı, on bir sıra kesme taşla kaplı olup dışarıdan 48° eğimlidir. 3,55 m boyundaki çatı, 9,87 m kotunda sona erer. Damlalığı dışa taşma yapan çatının tepesinde yer alan topuz şeklindeki 43 cm uzunluğundaki taş âlemle yapının toplam boyu 10,30 m'ye ulaşır. Yapının kuzeydoğuya bakan kısmının köşesindeki iki basamak ve sonrasındaki sahanlık ile güneydoğu cephe duvarına bitişik devam eden altı basamaklı "L" şeklindeki merdivenle, mezar odasına ulaşılır. Merdivenin çevresi, üzeri taş harpuşta ile kaplı, taş kaplamalı bir duvarla çevrelenir. Basamakların ardından, mezar odasının giriş sahanlığı bulunur. Odanın 80 cm yüksekliğindeki giriş boşluğunda, lokmalı demir parmaklıklı ve tek kanatlı bir kapı yer alır. Abdüsselam Uluçam, yapının "Türk-İslam anıt mezar mimarisinde başka örneği bulunma[dığını] ... tasarım ve uygulamada bir ilki oluştur[duğunu], kendi içinde çözümlenememiş bazı problemleri de birlikte taşı[dığını] ... ölçü ve oranlardaki başarısızlıkların yanı sıra, seyir köşkü biçiminde gövdenin hafifletilmesi ve bezemeleri yapının kitlesel ağırlığı ve hantal görünüşünü ortadan kaldırama[dığını]" ifade eder. Bununla birlikte sütunlu kısmından ötürü yapının mimarisini İşhan Manastırı'nınkine benzetir. Hüseyinov, Bretanitski ve Selamzade; Şirvanşahlar Sarayı'nın Divanhane bölümünün üslubunu kümbetinkiyle karşılaştırır. Divanhane ile olan benzerliğe katılmayan Orhan Cezmi Tuncer, kümbetin kendi türünü kendinde yarattığını, ancak "başarısız olduğu için bir daha uygulanmayan ilk ve son örnek" olduğunu yazar.

İç

Yaklaşık 4,7 m çapındaki dairesel planlı ve 17,45 m2 zemin alanına sahip ziyaret kısmına, kümbetin kuzeydoğusundaki kapıdan giriş yapılır. 1,07 m kotundaki mekânın, kapalı kısmında 5,27 m kotuna kadar yükselen duvar ile döşemesi kesme taştandır. Mekânın üzeri, iç kısımda bir kubbe şeklindedir. Kubbenin kilit taşının alt kotu 7,62 m'dir. Mekânın kıble yönünde yer alan mihrap nişinin üst kısmı, iki sıra mukarnaslı kavsara ile yukarısındaki istiridye kabuğu ile süslenmiştir. Nişi çevreleyen örgü motifli bordür ise üst kısımda bir kaş kemer şeklini alır. Yaklaşık 4,8 m kenar uzunluğuna ve 23 m2 alana sahip kare planlı mezar odasının girişi güneydoğuya bakar. Zemini toprak olan mekânın kesme taşla inşa edilen duvarları yaklaşık 70-80 cm civarında değişir. Odanın kuzeybatı, güneybatı ve güneydoğu duvarlarındaki mazgallar, iç mekânda dört yönde genişletilerek 53 cm genişlik ve 176 cm boya ulaşır. Mekânın kuzeybatı ve güneydoğu duvarlarına bitişik yerleştirilen üç mezarın etrafı bordürle çevrilidir. Üç mezardan ikisi Bayındır ile oğlu Muhammed'e aitken üçüncü mezarın kime ait olduğu veya kimin nereye defnedildiğine dair bilgi yoktur. Odayı örten sivri beşik tonoz da kesme taştan olup üst kat döşemesiyle arasındaki 1,15 m'lik dolguyu Tuncer "gereksiz" olarak niteleyerek bu dolgunun yapıya çok yük bindirdiğini ifade eder.

Kültürel etkileri

Kümbet, Ahlat'ın sembollerinden biridir. Mart 2017'de, kümbet ile yanındaki Selçuklu Mezarlığı'nın bir maketi, Miniatürk'te sergilenmeye başlandı. PTT tarafından 10 Ağustos 2017'de tedavüle çıkarılan Kültür Varlıklarımız-Bitlis adlı posta pulu serisindeki bir pulda, Emir Bayındır Kümbeti ile Mescidi'nin bir görseline yer verilmiştir.

Konuyla ilgili yayınlar

Arık, M. Oluş (1967). "Erken devir Anadolu Türk mimarisinde türbe biçimleri". Anadolu (11): 57-100. doi:10.1501/andl_0000000097. Aslanapa, Oktay (1996). Türk Cumhuriyetleri Mimarlık Abideleri. Ankara: TÜRKSOY Yayınları. ISBN 9751716853.

Up next

Büyük Han Turkish · ~14 min

More in Turkish

See all →